Düşünmeyi yasaklamak değil, dikkat için bir görev
Burada kuruntu, seni bir karara ya da sonraki adıma pek yaklaştırmayan, tekrar eden düşünceler anlamına geliyor. Aynı soruyu yeniden ele alıyor, ama ilerleme kaydedemiyorsun. Dans seansının bu konuyu çözmesi ya da düşüncelerini kontrol edebildiğini kanıtlaması gerekmiyor. Kısa bir süreliğine sana başka, somut bir görev sunuyor: bir teması hissetmek, bir sesi takip etmek, bir yön seçmek.
Hareket etmek tek başına düşünceleri kesintiye uğratmayı garanti etmez. Zor bir adım dizisi öğrenirken, kendini aynada değerlendirirken ya da şarkının içindeki anıları takip ederken yeni uğraşlar da eklenebilir. Bu yüzden hareketler bilerek basit tutuluyor. Ölçüt, zihninin bomboş olması değil, ara sıra dikkatini başka bir şeye yöneltip yöneltemediğindir. Ayakların hareket etmeye devam ederken bir düşünce aklına gelebilir.
Bunun için belirli bir dans tarzına ya da sabit bir dans partnerine ihtiyacın yok. Tek başına dans ederken uyum sağlama gereği ortadan kalkar; iki kişi dans ederken ise önceden tahmin edilebilir, sürpriz figürler içermeyen bir hareket yeterlidir. Bu arada, zihninin öznel olarak daha sakin olması stres hormonlarının ölçümü değildir; bu konu Dans etmek ve kortizol yazısında açıklanıyor. Bu keyif amaçlı dans seansı da bir tedavi değildir. Dans terapisi seansının akışı farklı bir çerçevededir: Burada hareket, tek başına kısa bir kesinti olarak denenmek yerine terapötik olarak desteklenir.


